Yozlaşma değil gelişme

Rating: 

(No Ratings Yet)


Published: Ekim 10, 2015
81 views

Var olmanin kurali gelismedir. Dogumdan ölümüne dek insanoglunun oldugu kadar, onu cevreleyen doganin, toplumun, kültürün de, var olmak icin sürekli bir Gelişim icinde olmalari gerekir.

Gelismeye karsi olanlar, bu korumaci tavirlarini özellikle kültürel alanlara sergiliyolar ve gelismeyle yozlaşmayi bir tutuyolar. Onlarin bu yanilgisi, kültürel degerlerle insan, toplum ve doganin, ayni bütünün parcalari olduklarini görememekten, yozlaşmanin karsisindaki en büyük engelin degelisme oldugunu bilememekten kaynalaniyor. Bu tavir, örnegin insanoglunun hep cocuk kalmasini, ya dabitki örtülerinin binlerce yil öncekilerin tipatip aynilari olmasini istemek gibi bir seydir. Ozaman büyüyen insanlar da, kendilerini yenileyen bitkiler de yozlaşmis  sayilmalidir.

Mutfak, sözünü ettigimiz bu lültürel degerlerden biridir. Insanlarin Gelismesine paralel olarak degisen yasama bicimleri, yeme icmeye bakis tarzlari, doganin sundugu ürünleri cesitlendirme ve onlardan yararlanma teknolojileri, elbette ki mutfagi da etkileyecek, gelistirecek.

Ülkemizde bu etkilenme, genleneksel Türk mutfaginin unutulacagi, ya da zaten coktan unutuldugu seklinde degerlendirildi. Bu degerlendirme bir bakima dogruydu. Cünki mutfakta, gecirecek  fazla zamani olmayanlar, hayvansal kati yaglar yerine bitkisel sivi yaglari benimseyenler, kullanima hazir pratik malzemlerin tüketimini yasamlarina sokanlar, moderm receteler gelistirdiler  ve uyguladilar. Buna da hazir salcalar, sivi yaglar, tüketime hazir hamurlar gibi cagdas yöntemlerle hazirlamis ürünleri, geleneksel Türk mutfagina sokmayan korumaci tutum neden oldu. Neyse ki bu anlayis artik asildi. Simdi gelenesel yemeklerimizin en gec mutfaklarda bile, zahmetsizce ve kisa zamanda uygulandigini görüyoruz.

Yeni cagda, yeni gelismelerle bulusmak dilegiyle Kacamak.org